<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380</id><updated>2012-02-16T00:50:00.148-08:00</updated><category term='Bir Şeyin Zamanı ne Zamandır ?'/><category term='Etek Kravat ve E-Posta Adresi Seçimi'/><category term='Etkili Bir Lider Olabilmek İçin Kişisel Güç'/><category term='Yazın Motivasyonu Nasıl Yüksek Tutarız'/><category term='Usta - Çırak'/><category term='Yeni Yöneticinin El Kitabı'/><category term='Patron Olduğunuzda'/><category term='Doğru Kariyeri Seçmek İçin'/><category term='Hepimiz Kendimizin Çalışanıyız'/><category term='Türk Usulü İş'/><category term='İdareci Olmak'/><category term='Yönetim Anlayışımızı Değiştirme'/><category term='Türkiyede İş Aramak'/><category term='Yeni Nesil Liderlik'/><category term='Dik Dur Dik Otur Dik Yürü'/><title type='text'>İNSAN KAYNAKLARI</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>15</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-7202655230527031651</id><published>2011-10-30T14:31:00.000-07:00</published><updated>2011-10-30T14:46:29.942-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Etkili Bir Lider Olabilmek İçin Kişisel Güç'/><title type='text'>ETKİLİ BİR LİDER OLABİLMEK İÇİN KİŞİSEL GÜÇ</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-u-NRkPKOXfQ/Tq3EuPITaOI/AAAAAAAAAeY/GoQnj7qQJd8/s1600/satran%25C3%25A7.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/-u-NRkPKOXfQ/Tq3EuPITaOI/AAAAAAAAAeY/GoQnj7qQJd8/s200/satran%25C3%25A7.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Etkili bir lider olmak için, kişisel güce ihtiyaç duyduğunuz kesin. Ama nasıl? Özellikle, öngörü sahibi olmanıza yardımcı olur.  Bu, kişilerin bu doğrultuda çalışmaya motive olmaları için geleceğin zor portresini çizme sürecini kapsar.&lt;span id="more-13240"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="clear"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="ad250x250"&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;google_ad_client = "pub-6822320122514255";/* 250x250, oluşturulma 10.10.2009 */google_ad_slot = "1797885718";google_ad_width = 250;google_ad_height = 250;&lt;/script&gt;Kendine önem verme veya sahte cesaret gösterisine değil ama yeteneklerinize içten bir inanç duymaya ihtiyacınız vardır. Bu, öngörülerinizi cesur bir şekilde ifade etmenize yardımcı olabilir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Daha, uzmanlığınıza ihtiyacınız vardır. Eğer bilgi, beceri ve kanıtlanmış tecrübeye sahip değilseniz, büyük planınızı ne kadar cesur bir şekilde ifade ettiğiniz fark edilmez, kimsenin sizi takip etmesi olası değildir.&lt;br /&gt;&lt;h3&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/h3&gt;&lt;h3&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;Ama Her Şeyden Önemlisi, Şunları Yapabilir Olmanız Gerekir&lt;/span&gt;&lt;/h3&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;İletişim kurmak&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Motive etmek&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Kişisel güç esasında, insanlarla ilgilenme beceriniz, siz ve organizasyonunuz için önemlidir ve platin kural kişisel güç kazanmanın anahtarı olabilir. Neden? Çünkü…&lt;br /&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;Eğer, çalışanlarınızın davranışsal biçimlerini okursanız ve onlara adapte olursanız, onların dilini konuşmayan&amp;nbsp;bir yöneticiden çok daha etkili olacaksınız.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Eğer, altınızda çalışanların umutlarını, korkularını ve hayallerini anlayarak arada köprü kurmak için çaba gösterirseniz en iyi çabalarıyla size geri ödeme yapacaklardır.&lt;/li&gt;&lt;li&gt;Eğer, onların en iyi özelliklerini desteklerseniz, onlara güvendiğinizi gösterirseniz çalışanlarınızın kendilerine inançları olacaktır, daha mutlu ve üretken olacaklardır.&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;Kısacası, eğer, onların bireyselliklerini temel farklılıklarını onurlandırırsanız kazanan bir takımdaymış gibi hissedecek ve sizin için daha sıkı ve iyi çalışacaklardır. Ama sadece onların üzerinde gücünüzü kurmaya uğraşmaktansa onları güçlendirmelisiniz.&lt;br /&gt;Bunu, dinlemeyi, gözlemlemeyi ve onlarla konuşmayı öğrenerek ve daha sonra onların daha önemli ve isteniyor hissetmeleri için adapte olarak yapabilirsiniz. Bu platin kuralın uygulamaya konmuş halidir. Bunu, yapın ve daha az gerginlik ve çatışma görecek ve daha etkili, motivasyonlu bir çalışma gücüne sahip olacaksınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-7202655230527031651?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/7202655230527031651'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/7202655230527031651'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2011/10/etkili-bir-lider-olabilmek-icin-kisisel.html' title='ETKİLİ BİR LİDER OLABİLMEK İÇİN KİŞİSEL GÜÇ'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-u-NRkPKOXfQ/Tq3EuPITaOI/AAAAAAAAAeY/GoQnj7qQJd8/s72-c/satran%25C3%25A7.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-6025833574642054923</id><published>2010-07-09T06:57:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:58:19.345-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türkiyede İş Aramak'/><title type='text'>TÜRKİYE'DE İŞ ARAMAK</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/07/turkiyede-is-aramak.html"&gt;&lt;img border="0" height="200" rw="true" src="http://3.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/TDcwMweKNSI/AAAAAAAAAT8/bkfY5OjehbQ/s200/ilginc.JPG" width="153" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;İş ilanlarında, özellikle belli bir düzeydeki ilanlarda öyle gereksiz klişeler var ki, insanın sinirlerini bozuyor. Ben inşaat mühendisiyim. 10 yıldan fazladır çeşitli pozisyonlarda ve firmalarda görev yaptım. Hep yurt içinde çalıştım ve hiç bir zaman hiç bir firmada yabancı dile ihtiyacım olmadı. Dolayısıyle bu süre içinde bildiğim kadarını bile unuttum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş ilanlarına bakıyorsunuz yabancı dil olmazsa olmaz şartlardan biri olarak sunuluyor. Uluslararası iş yapmayan, yabancı bir firmayla ortak çalışmayan, yabancı bir mevzuata göre iş yapmayan bir firmanın yabancı dil bilen elemana neden ihtiyacı olur ? Tabiki olması çok güzel birşey. Keşke herkes en az bir yabancı dili konuşabilse. Fakat üniversitelerdeki eğitim malum. Dışardan bir eğitim almadan bir üniversite mezununun yabancı dili aranılan düzeyde bilmesi mümkün değil. Dışardan eğitim almak için ise para lazım. İnsanlarda bu imkanı bulamıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki yabancı dile bu kadar önem veren hangi firma çalışanlarına bu katkıyı sağlamak için kurum içinde bir faaliyet yapmış? Hangi firma başarılı çalışanını yabancı dil öğrensin diye bir kursa kayıt ettirmiş. Herkes hazıra konmak istiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de şu tecrübeli eleman meselesi. Bazen başarılı iş adamları başarı sırlarını açıklarken tecrübeli ve uzman kişilerli işe almak derler. Be birader , çalışmasına fırsat verilmeyen insan tecrübeyi nasıl edinecek ? &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Çalışmayanın tecrübesi mi olur? Sen iş hayatına atıldığında tecrübeyi ananın karnında mı öğrenmiştin ? Televizyonlarda söyleşi programlarına çıkıp, gençlere fırsat verilmeli, gençlerin önü açılmalı diye nutuklar çekmeyi biliyorsunuz. Ondan sonra eleman ilanların da , şu işte bu kadar tecrübe, bu işte şu kadar tecrübe şarttır diyorsunuz. Bu tecrübeyi nerde dağıtıyorlarsa söyleyin de herkes gidip oradan alsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hımm daha önce falan firmada çalışmışsın bu konuda tecrüben var.. Evet önce ki çalıştığım firma beni sizin için özellikle yetiştirdi, siz benimle uğraşmak için zahmet etmeyin istediler, onlar salak sen akıllısın ya... Bence firmaların bu tür bir yaklaşımı tek kelimeyle adaletsizlik ve terbiyesizlik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tecrübeyi ilanlarında şart koşan her firma sahibi ve insan kaynakları müdürü ilk işe girişlerini gözlerinin önüne bir getirsinler. İlk işe alındıklarında ne kadar tecrübeliydiler ? Kendilerine çalışma fırsatı verilmeseydi bugünkü tecrübe ve makamlarına ulaşabilirler miydi ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adına özgeçmiş (cv ) denen, aslında kişi hakkında ön bilgi vermekten başka bir anlam taşımayan bir kaç kağıda kahve falı bakar gibi bakarak insanların geleceği hakkında hüküm verenlere ne demeli ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki adamın yabancı dili yok, tecrübesi yok... Fakat son derece dürüst, akıllı, mesleğini seviyor, öğrenmeye istekli, çalışmayı seviyor, becerikli, saygılı, v.s... Şimdi böylel bir insan, cv si yarım sayfayı aşmıyor diye sokağa mı bırakılmalı ?Al kardeşim bu adamı. Akşam kurslarına gönder 6 ayda bülbül gibi ingilizce konuşsun. Ver, firma içinde tecrübeli bir adamın yanına, al bu arkadaşı bir süre beraber çalışın ve ona gerekenleri öğret de. İlk üç ay yemek ve yol masrafı dışında maaş vermeyeceksin. Sonraki altı ay, zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak bir miktar maaş vereceksin. Bir yıl sonra geldiği düzeye göre maaşını kademeli olarak arttıracaksın. Sen de bu arada bazı işleri ucuza yaptırmış olacaksın. Adamın sana bir maliyeti olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ara işsizlikten pazarlama sektörüne girmiştim. Bu sektörde de 5 yıllık bir deneyim kazandım. Sonra ünlü bir firmanın kapısını çaldım.. 5 yıllık tecrübem ve referanslarım iyi olduğu için işe kesin girerim gözüyle bakıyorum.. Aldığım cevap aynen şuydu.. Daha önce bu sektörde başka firmalarda tecrübeleriniz var. Ancak biz kurum olarak, bizim dışımızda başka bir firmanın kültürüyle yetişmiş elemanla çalışmıyoruz. Biz tecrübesiz elemanı alıp kendi firma kültürümüze göre yetiştirip bünyemize katıyoruz. Tecrübeli eleman eski firmasının alışkanlıklarıyla beraber geliyor. Dolayısıyla bizim sistemizde ki diğer çalışanlarla uyum sağlıyamıyor. Onları da bozuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gayet mantıklı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen de şuna tanık oluyorum.. İş ilanlarında bir sürü şart yazıyorlar, şöyle olacaksın , böyle olacaksın diye. Sonra patronun bir yakınını buluyorsun. Bütün şartlar bir anda önemsizleşiyor ve hiç bir özelliğin yokken müdür koltuğuna oturabiliyorsun. Pekiii sayfalarca cv yazıp, bir bir onlarca yetenek ve özellik sıralayan insanlara ne oldu? Bir anda o insanlar gereksiz, hiç bir özelliği olmayan biri süpermen oldu..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-6025833574642054923?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6025833574642054923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6025833574642054923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/07/turkiyede-is-aramak.html' title='TÜRKİYE&apos;DE İŞ ARAMAK'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/TDcwMweKNSI/AAAAAAAAAT8/bkfY5OjehbQ/s72-c/ilginc.JPG' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-2302154573466585923</id><published>2010-05-30T13:24:00.000-07:00</published><updated>2010-05-30T13:27:17.072-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Türk Usulü İş'/><title type='text'>TÜRK USULÜ İŞ</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/05/turk-usulu-is.html"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; FLOAT: left; HEIGHT: 289px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5477161977955267634" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/TALJzLlMtDI/AAAAAAAAAQI/jeecKRT6oJU/s400/turkusulu%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-2302154573466585923?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/2302154573466585923'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/2302154573466585923'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/05/turk-usulu-is.html' title='TÜRK USULÜ İŞ'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/TALJzLlMtDI/AAAAAAAAAQI/jeecKRT6oJU/s72-c/turkusulu%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-927602648242994736</id><published>2010-05-11T05:13:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:26:39.518-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İdareci Olmak'/><title type='text'>İDARECİ OLMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/05/idareci-olmak.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="67" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5470013674867164914" src="http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/S-lkdLb8hvI/AAAAAAAAAN4/JSszT_LWv4k/s200/12345.jpg" style="float: left; height: 67px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #330099;"&gt;Yönetim Dersleri 1 :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir tavşan, ağaç dalında boş boş oturan baykuşa sordu :&lt;br /&gt;- Senin gibi bütün gün boş boş oturabilir miyim ?&lt;br /&gt;- Tabii, neden olmasın.&lt;br /&gt;Tavşan da öyle yaptı. Birdenbire bir kaplan ortaya çıktı ve tavşanı yedi.&lt;br /&gt;Boş boş oturmak için çok çok yüksekte oturuyor olmanız gerek ....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #330099;"&gt;Yönetim Dersleri 2 :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hindi: Şu ağacın en üst dalına çıkmak istiyorum ama hiç gücüm yok ....&lt;br /&gt;İnek: Neden benim dışkımdan biraz yemiyorsun ? Onlar besin deposudur.&lt;br /&gt;Hindi bir parça dışkı yedi ve gerçekten bunun ilk dallara ulaşacak kadar&lt;br /&gt;enerji verdiğini fark etti. Ertesi gün biraz daha yedi ve ikinci dala ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Birkaç gün sonra ağacın en üstüne çıkmayı başardı.&lt;br /&gt;Aniden bir çiftçi ağacın tepesindeki hindiyi fark etti ve onu vurdu.&lt;br /&gt;Bok yemek sizi en üste çıkartabilir. Ama orda kalmanızı sağlayamaz …&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #330099;"&gt;&lt;strong&gt;Yönetim Dersleri 3 :&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Vücut ilk kez bina edildiğinde hangi organın müdür olacağı tartışması başlamış.&lt;br /&gt;Beyin, vücudun bütün işlevlerinin kendisine bağlı olduğunu, o olmazsa&lt;br /&gt;vücudun yaşayamayacağını söylemiş. Ağız, yemek yemezse&lt;br /&gt;vücudun açlıktan öleceğini söylemiş. Eller, dışarıdaki bütün işi yapanın&lt;br /&gt;kendisi olduğunu söylemiş. Birden Kıç ortaya atlamış ve müdürün o&lt;br /&gt;olması gerektiğini söylemiş. Bütün organlar ona gülmüş. Buna kızan Kıç&lt;br /&gt;faaliyetlerini durdurmuş. Bir gün, iki gün derken organlar artık&lt;br /&gt;dayanamamışlar. Ve Kıç müdür olmuş.&lt;br /&gt;Müdür olmak için beyne sahip olmanız gerekmiyor.&lt;br /&gt;Herhangi bir kıç bunu yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color: #330099;"&gt;Yönetim Dersleri 4 :&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük bir kuş kışı geçirmek üzere güneye gidiyordu. Hava çok soğuktu ve&lt;br /&gt;kuş donarak yere düştü. Yerde öylece yatarken bir inek geldi ve&lt;br /&gt;üzerine bir parça dışkı bıraktı. Donmak üzere olan kuş dışkının sıcaklığı ile&lt;br /&gt;ısındı. Çok mutlu oldu, neşe içinde şarkı söylemeye başladı.&lt;br /&gt;Oradan geçmekte olan bir kedi kuşun sesini duydu. Onun nerede&lt;br /&gt;olduğunu keşfetmekte gecikmedi. Kuşu dışkıdan sıyırdı ve yedi.&lt;br /&gt;Üzerinize bok atan herkes düşmanınız değildir.&lt;br /&gt;Sizi boktan kurtaran herkes dostunuz değildir.&lt;br /&gt;Bokun içine düştüyseniz çenenizi kapalı tutun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--&lt;br /&gt;( hayat hostur, gerisi bostur )&lt;br /&gt;(Hayat ileriye doğru yaşanır,&lt;br /&gt;Ama geriye doğru anlaşılır.)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-927602648242994736?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/927602648242994736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/927602648242994736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2010/05/idareci-olmak.html' title='İDARECİ OLMAK'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/S-lkdLb8hvI/AAAAAAAAAN4/JSszT_LWv4k/s72-c/12345.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-8681720396433425741</id><published>2009-12-31T01:16:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T01:42:56.766-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Şeyin Zamanı ne Zamandır ?'/><title type='text'>BİR ŞEYİN ZAMANI NE ZAMANDIR ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2009/12/bir-seyin-zamani-ne-zamandir.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="320" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421327759744358786" src="http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/Szxs38KG2YI/AAAAAAAAAJo/TAC4lRNcgb8/s320/zaman%C4%B1m%C4%B1.bmp" style="float: left; height: 200px; margin: 0px 10px 10px 0px; width: 200px;" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;İnsanoğlunun hep şikâyetidir; Zamansızlık. Bir şeyi yapamamaktan, dinlenememekten, tatile çıkamamaktan kısaca her şeyden zaman nedeniyle sitem etmektedir. Gerçekten zaman mı yetmiyor, yoksa üşengeçlik mi, hazır olmamak mı, plansızlık mı, isteksizlik mi yoksa gerçekten zamanı mı gelmedi?&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;“Ahh şu gençliğim olsaydı, senin yaşta olsaydım, şimdiki aklım olsaydı, ah şimdi bana verecekler ki vs.” cümleleri duymayanınız yoktur. Hep şaşırıyorsunuz değil mi bu lafları duyarken. Bir yandan da “Acaba ben de mi geç kalmış olacağım?” diye sıkıntıya düşüyorsunuz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Küreselleşen dünya, aşırı rekabetçilik, ekonomik kriz, stres vs. insanı özünden uzaklaştırdığı otoritersizlik, işsiz kalma korkusu, sevgilinin terk etme korkusu, sorumsuzluk, başaramama kısaca güvensizlik insanı her türlü şüphe ve endişeye ve üretmemeye götüren adımlardır.&lt;br /&gt;Uzun uzun yazacaktım ama benden önce binlerce yazı yazılmış, ya okunmuş ya da okunmamış. Sonuç hep bahane, zamansızlık. Bazen açıklama yapmak yerine örnekleme yapmak gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle aşağıdaki hikâyeleri ve sözlerimi sıralayarak zamansızlığın ne olduğunu ve yorumları siz okurlara bırakıyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Ahaliden biri fıçı içinde sefil bir hayat yaşayan ünlü filozof Diyojen’e sorar. “ Üstat, ne zaman yemek yemek lazım?” Diyojen şu cevabı verir: “Durumun iyi ve zenginsen her zaman ve canının istediği zaman, yok eğer fakir isen; bulduğun zaman ye!”&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Diyojen’e okumuş biri sorar. “ Ne zaman evlenmek lazım?” Diyojen’in cevabı; “Eğer genç isen evlenmek için erken ve zamanı gelmemiştir, yok eğer ihtiyarlamışsan çoktan evlenme zamanın geçmiştir.”&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Her şey zamanında güzeldir. Bunun için zamandan yana şikayetçi olmayın!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-8681720396433425741?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/8681720396433425741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/8681720396433425741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2009/12/bir-seyin-zamani-ne-zamandir.html' title='BİR ŞEYİN ZAMANI NE ZAMANDIR ?'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/Szxs38KG2YI/AAAAAAAAAJo/TAC4lRNcgb8/s72-c/zaman%C4%B1m%C4%B1.bmp' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-5030095883872583965</id><published>2009-06-04T23:29:00.001-07:00</published><updated>2011-02-24T01:43:47.988-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Nesil Liderlik'/><title type='text'>YENİ NESİL LİDERLİK</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2009/06/yeni-nesil-liderlik.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5343737668599619842" src="http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/SijFGOXBIQI/AAAAAAAAAG4/JoCQ_GsjX1Y/s200/strateji_55x55.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Eski ya da yeni nesil fark etmez; geleceği yönetmek, yönlendirmek ve yeni nesillere liderlik yapmak istiyorsak, iletişimin değişiyor olduğunu görmemiz şart. Bunun yanı sıra, gelişen iletişim teknolojilerini kullanmamız da gerekiyor. Başka şekilde değişen, hızla gelişen iletişim kültürünü anlamamız mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş dünyası hafif çalkalanmış durumda. Y kuşağı denen, 1981-2001 doğumlu grupla nasıl çalışacağız, diye düşünüp duruyoruz. Farklı bir iletişim kültürüne sahipler. iPhone, Blackberry kullanıyor, garip kısaltmalarla günde yüzlerce SMS atıyorlar. Friendfeed, Twitter, bloglar ve facebook vasıtasıyla sürekli bir paylaşım halindeler. Yüz yüze sohbetin gerekmediği, sosyal medya ortamlarında birbirleriyle çok rahatlar. Bir araya geldiklerinde kendi haklarında çok şey biliyor ve ortak konuşma konuları epey çok oluyor. Oysa bu ağları kullanmayanlar, birbirlerini tanımak için bir araya gelmeyi beklemek zorunda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;X jenerasyonu da yabana atılmasın ama… Tüm bu sosyal medya araçlarını Y kuşağından daha fazla kullanıyor X’ler, yani 1961-1980 arası doğanlar. Bu kuşağın avantajı, geçişi yaşadıklarından için, hem eski tip iletişim tekniklerine aşinalar hem de yeni nesil iletişim tarzlarını biliyorlar. Genellikle tercihleri eski tip iletişime daha yatkın olsa da, her iki tarafın da duygularını daha rahat anlama eğilimindeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafife alınacak gibi değil; nesiller gençleştikçe, iletişimin boyutu da değişiyor. Yeni iletişim teknolojileri ve beraberinde getirdiği kültür iş yapış şekillerimizi, iş kültürümüzü, yaşam tarzımızı tamamen değiştiriyor. Eğer bu &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;değişimlere ayak uydurmakta zorlanıyorsanız, gelecek nesillere yön göstermeniz, onlara etki etmeniz hiç de kolay olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İletişim, pazarlama, gazetecilik, halkla ilişkiler alanlarında çalışıyor, okuyor ya da bu konulara ilgi duyuyorsanız, 3 Haziran, Çarşamba günü, BÜMED’teki İetişimin Değişen Yüzü: Sosyal Medya isimli panele katılmanızı öneririm. Panele konuşmacıları şöyle: Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Başkanı ve İnternet Medya Derneği Başkan Yardımcısı Fügen Toksü, kurumsal iletişim ve itibar yönetimi alanında çalışmalar yapan Salim Kadıbeşegil, Türkiye’nin ilk PR 2.0 ajans sahibi Murat Buyurgan ve Trend Danışmanı Özgür Alaz. Katılım ise ücretsiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, doğum yılınıza bakarak hangi kuşaktan olduğunuzu bulmak pek de doğru bir yol olmayabilir. 60 yaşında olup 20’liklere taş çıkartacak kadar gelişmelerin içinde olanlar olduğu gibi, 20’lerinde olup hayattan bir haber olanlar da var. Siz hangi kuşaktansınız öğrenmek istiyorsanız, buyurun size 10 soruluk uzman testi! Deneyin. Hangi jenerasyona ait olduğunuzu bulmak 21. yüzyılda ancak böyle olur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Kendinize ait bir web siteniz var mı?&lt;br /&gt;-Süt almak için markete gitmek yerine online sipariş verenlerden misiniz?&lt;br /&gt;-Profesyonel ya da kişisel bir blog yazıyor musunuz?&lt;br /&gt;-Ailenizle yada arkadaşlarınızla SMS’leşiyor musunuz?&lt;br /&gt;-İnternet’den müzik dosyaları indiriyor musunuz?&lt;br /&gt;-Web’e hiç video yüklediniz mi?&lt;br /&gt;-Fotoğraflarınızı facebook’a yüklüyor musunuz?&lt;br /&gt;-Fotoğraflarınızı yüklemek için flickr, picassa gibi albümler de kullanıyor musunuz?&lt;br /&gt;-Twitter kullanıyor musunuz?&lt;br /&gt;-Friendfeed ile paylaşımda bulunuyor musunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;0-1 arası evet cevabı olanlar Baby Boomer (1960 ve öncesi doğanlar)&lt;br /&gt;2-4 arası evet cevabı olanlar X kuşağı (1961-1980 arası doğanlar)&lt;br /&gt;5-10 arası cevabı olanlar Y kuşağı (1981-2000 arası doğanlar)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-5030095883872583965?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/5030095883872583965'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/5030095883872583965'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2009/06/yeni-nesil-liderlik.html' title='YENİ NESİL LİDERLİK'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_YI2mGEh0pRs/SijFGOXBIQI/AAAAAAAAAG4/JoCQ_GsjX1Y/s72-c/strateji_55x55.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-3487423611582599534</id><published>2008-01-07T13:09:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T01:44:49.151-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yönetim Anlayışımızı Değiştirme'/><title type='text'>YÖNETİM ANLAYIŞIMIZI NELERE GÖRE DEĞİŞTİRMELİYİZ ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2008/01/ynetim-anlayiimizi-nelere-gre.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="148" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5152845771314954546" src="http://bp3.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R4KV7ZWaATI/AAAAAAAAABY/d1LLL5vg43Q/s200/y%C3%B6netimanlay%C4%B1%C5%9F%C4%B1.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;İş dünyasında sürekli farklılaşan dengeler yönetim anlayışında değişikliklere neden oluyor. Aşağıda, www.about.com’dan derlediğimiz öneriler bu değişikliklerin nasıl olması gerektiği hakkında ipuçları veriyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;- Çalışanlarınızı daha iyi anlamak ve yönetebilmek için hayatınızda bazı temel kavramların mutlaka olması gerek: Sabırlı olmak, ince espri yeteneğine sahip olmak, zarif davranmak, sebat etmek, olaylara pragmatist yaklaşmak, saygıyı ön planda tutarak karşındakini anlamaya çalışmak. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;-Şirketinizde yapacağınız değişikliklerin uzun vadede getirilerini de düşünmelisiniz. Bu değişiklik ve kararların şirketinize etkilerini hesap ederken, birkaç yıl içinde neler olacağını az çok tahmin etmeniz ilerideki projelerinizde yardımcı olur. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Yapacağınız tüm değişiklikler ve şirket içi davranış farklılıklarını uygulamada, yapmak istediklerinizin kültürünüzle alakalı olup olmadığını, yeni fırsatlar sunup sunmadığını iyi değerlendirin. Doktor W. Edwards Deming’in de vurguladığı gibi: “Amacınızın değişmez kuralı yaşadığımız kültüre sadık kalarak iş düzenini kurgulamaktır.” &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Planladığınız değişikliklerde çalışanlarınızın deneyimlerinden de yararlanmak önemli. Onlarla fikir alışverişinde bulunmak karşılıklı güvenin oluşmasını ve yapılan hataların bir daha tekrarlanmamasını sağlar. -Değişiklikleri iş &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;dünyasının dinamiklerine göre düzenleyip, aylık raporlar alarak yaparsanız, gerekli şeyleri daha iyi saptayabilirsiniz. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Değişim demek risk almak demek. Değişimler yöneticilerde de korku yaratabilir. Korkuları azaltmak için tam olarak nelerde değişiklik yapacağınızı belirleyebilirsiniz. Bu şekilde çok daha rahat hareket etmek mümkün. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;-Etkileyici değişimler yaparken her an, her duruma karşı hazırlıklı olmalı. Eski şirket yapınızda olanları değerlendirmek, yeni oluşumları düzenlerken kolaylık sağlar. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-3487423611582599534?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/3487423611582599534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/3487423611582599534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2008/01/ynetim-anlayiimizi-nelere-gre.html' title='YÖNETİM ANLAYIŞIMIZI NELERE GÖRE DEĞİŞTİRMELİYİZ ?'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R4KV7ZWaATI/AAAAAAAAABY/d1LLL5vg43Q/s72-c/y%C3%B6netimanlay%C4%B1%C5%9F%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-7568949949514961288</id><published>2007-12-29T10:52:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T01:45:13.115-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hepimiz Kendimizin Çalışanıyız'/><title type='text'>HEPİMİZ KENDİMİZİN ÇALIŞANIYIZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/hepimiz-kendimizin-alianiyiz.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149470584150294818" src="http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R3aYNpWaASI/AAAAAAAAABQ/WORlQ8wWayc/s200/hepimiz1.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="155" /&gt;&lt;/a&gt;Çalışma hayatı artık eskisi gibi değil. Artık hemen hiç kimse bir şirket için 25-30 sene çalışıp, altın bir saatle emekli olmuyor. Günümüz modern çalışma hayatında süregelen tek şey değişim: Ekonomik koşulların ve şirket yapısının, çalışanlar açısından da kariyer ve işe yönelik tavır ve davranışların değişimi.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada inkar edemeyeceğiniz bir gerçeklik bulunuyor: Kendinize yoğunlaşmak ve kendi kariyerinize odaklanmak. Çünkü ileride aynı şirkette olmayabilirsiniz. Bugünkü koşullarda ayakta kalmak ve başarmak için, kendi kariyerinizi geliştirmeniz gerekiyor. İşte yardımcı olacak birkaç strateji... Şu anda sahip olduğunuz bilgi ve beceriler yarın belki gereksiz olacak. Belki de yarın ihtiyaç duyacağınız bilgi ve beceriler şu an için insanların ilgi alanının içinde bile değil. Bu yüzden, kurslar vasıtasıyla yeni bilgi ve becerileri öğrenmeye önem verin. Çalıştığınız sektörle veya yakın sektörlerle ilgili süreli yayınları takip etmek de yararınıza. Konferans veya alanınızda düzenlenen, ufkunuzu genişletecek diğer etkinliklere katılmak ve alanınızda çalışan diğer kişilerle konuşup bilgi alışverişinde bulunmak da size profesyonel anlamda yardımcı olacaktır. Kendi alanınız dışındaki sektörler hakkında da bilgi edinin ve şu anki sektörünüzle bunları kıyaslayın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İletişim ağına dikkat &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sizin dışınızda kalan insan ve alanlarla ilgilenmemek ve “kendi işimle meşgulüm” tuzağına düşmek kolaydır. &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;Ama gün gelir işinizi kaybederseniz, etrafınızdaki diğer insan ve alanlarla ilgili hiçbir bilgi veya bağlantınız olmayacaktır. Bu yüzden bağlantılarınızı oluşturmaya şimdiden başlayın. Ait olduğunuz sektörün yerel derneklerine üye olun ve toplantılara katılmaya çalışın ki diğer alanlardan da kişilerle tanışabilesiniz. Siz onun işini öğrenirken, bırakın o da sizinkini öğrensin. İnternet üzerinden forumlara katılıp tartışmalara yazın. Bilen kişi siz olun ki ileride bunu kendi kariyerinizi ilerletmekte kullanabilesiniz. Özgeçmişimizdeki iddiaları destekleyecek kanıtlarımız olmalı. Hangimiz geçen zamanda neyi başardığımızı gösterme fırsatını yakalayabiliyor? Siz bu tür sorunlara, başarılarınızı belgeleyerek karşı gelebilen birkaç insandan biri olabilirsiniz. Bunun için, yöneticinizden işi başarıyla tamamladığınızı belirten bir yazı isteyebilirsiniz. Mesela bir kampanya ardından aldığınız ödülle fotoğraf çektirin. Kısacası, iş hayatınızda gerçekleştirmiş olduğunuz her türlü başarıyı belgelendirin. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-7568949949514961288?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/7568949949514961288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/7568949949514961288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/hepimiz-kendimizin-alianiyiz.html' title='HEPİMİZ KENDİMİZİN ÇALIŞANIYIZ'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R3aYNpWaASI/AAAAAAAAABQ/WORlQ8wWayc/s72-c/hepimiz1.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-2218429091032039294</id><published>2007-12-12T03:24:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T01:45:38.550-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yeni Yöneticinin El Kitabı'/><title type='text'>YENİ YÖNETİCİNİN EL KİTABI</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/yeni-yneticinin-el-kitabi.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143047533980820898" src="http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R1_Ge63gJaI/AAAAAAAAABI/8PRMFKFrE5c/s200/i%C5%9Fg%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmesi.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Yönetici olduğunuzda olabileceklerin en iyisini umun, fakat bir yandan da soğuk yaklaşımlara ve otoritenizi ölçmeye yönelik davranışlara karşı hazırlıklı olun. Daha önce eşit konumlarda birlikte çalıştığınız kişiler, terfiniz nedeniyle size karşı bir kırgınlık veya gıpta gibi duygular hissedebiliyor olabilirler.Yeni konumunuzun, onların kariyerleri açısından neler getireceği gibi kaygılar taşıyabilirler. Kısa süre önce pazarlama müdürü pozisyonuna getirilen Nancy Adams, terfisini takip eden birkaç gün içinde eski çalışma arkadaşlarından aşağıdaki yorumları işitti. Nancy’nin yorumlar karşısında verdiği cevaplara dikkat edin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;1. Arkadaş:&lt;/strong&gt; Kutlarım Nancy, harika bir müdür olacaksın!&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nancy:&lt;/strong&gt; Teşekkür ederim! Hep beraber harika bir ekip olacağız.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;2. Arkadaş:&lt;/strong&gt; Sonunda piyasada neler olup bittiğini ilk elden bilen birini işin başına getirdikleri için çok memnunum. Artık yeni bayi satış çantalarını alabilir miyiz?&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nancy:&lt;/strong&gt; Henüz bilmiyorum, ama sizin için önemli olduklarının farkındayım. İlgileneceğim işlerin başında bu konu geliyor. Gelecek hafta sizi sonuçtan haberdar edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;3. Arkadaş:&lt;/strong&gt; Yeni ücret uygulamasından memnun değilim, Nancy. Eğer müdür olmasaydın sen de memnun olmazdın sanırım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nancy:&lt;/strong&gt; Birdenbire bambaşka biri mi olduğumu mu düşünüyorsun? Daha önce ne senin ne de başka birinin fikrini otomatikman kabul ettim. Yeni ortak reklam programını hatırlıyor musun? Sana o konuda yanıldığını &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;söylediğimi gayet iyi hatırlıyorum. Ben bir bireyim ve işime kendi fikirlerimi, değer yargılarımı ve deneyimlerimi yansıtırım.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;4. Arkadaş:&lt;/strong&gt; Tabii ki sana kırıldım; benden daha gençsin, ben senden daha deneyimliyim. Seni hep bir arkadaş olarak gördüm, ama şimdi anlıyorum ki sen de diğerleri gibisin, yalnız kendi başarılarını önemsiyorsun.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nancy:&lt;/strong&gt; Böyle düşünmene üzüldüm. Biliyorsun ki bu terfiyi hak ettim. Canının sıkkın olmadığı bir zaman bu konuyu farklı bir tarzda tartışabileceğimizi umuyorum. Seni hala ekibin kıymetli bir elemanı olarak görüyorum; hedeflerimize ulaşmak için senin de yardımına ihtiyacımız var. Bunu tekrar düşün, yarın tekrar konuşalım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimi arkadaşlıklarınız sona erebilir. Eğer şu anda yönetmekte olduğunuz insanlarla daha önce çalışmakta aynı konumlarda çalıştıysanız bazı zor durumlarda karşılaşabilirsiniz. Diğer bazılarıysa sizi yüksek mevkilerdeki arkadaşları olarak görüp yeni makamınızdan faydalanmaya çalışabilirler; kuralların çiğnendiğini görmezden gelmeniz, eski dostlarınızı kayırmanız ve genel olarak iş hayatlarını kolaylaştırmanız beklenebilir. İster daha önce tanıdığınız, isterse tanımadığınız insanlardan oluşan bir grubu yönetecek olun, otoritenizin bir şekilde test edileceğinden emin olabilirsiniz. Yöneticiliğe başlamanızla birlikte, kısa bir “balayı” döneminden sonra otoritenizi kanıtlamaya hazır olun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Yöneticinin El Kitabı &amp;amp;Yönetim Fonksiyonları&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-2218429091032039294?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/2218429091032039294'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/2218429091032039294'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/yeni-yneticinin-el-kitabi.html' title='YENİ YÖNETİCİNİN EL KİTABI'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R1_Ge63gJaI/AAAAAAAAABI/8PRMFKFrE5c/s72-c/i%C5%9Fg%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmesi.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-6916089749949828133</id><published>2007-12-03T05:54:00.000-08:00</published><updated>2011-02-24T01:46:41.782-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Usta - Çırak'/><title type='text'>USTA - ÇIRAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/usta-irak.html" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="196" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5139747517333775762" src="http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R1QNIq3gJZI/AAAAAAAAABA/DzfCIQhUM14/s200/cinar.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Ustanın en önemli görevi o mesleği sürdürecek yeni ustaları yetiştirmektir. Bazı ustalar kıskanç olur. Onları usta yapan birçok beceriyi sır gibi saklarlar. Mesleklerinin gelişmesini engellerler. Mesleklerinde yeni aşamalara olanak sağlamazlar. Ürettikleri birçok yeniliği ve sahip oldukları beceriyi çıraklarına öğretmezler. Bildiklerini arzulu ve yetenekli insanlarda yaşatmak yerine, kendileriyle birlikte mezara götürüler. Geleneksel sanatlarımızı yaşatan, geliştiren, nesilden nesile geçiren insanlar becerilerini cömertçe çıraklarına aktaran büyük ustalardır. Onlar yalnızca bildiklerini aktarmakla kalmaz, çıraklarında meslek sevgisini ve meslek saygısını da yaratırlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde büyük otellerden birinin balo salonunda baklava yapma yarışması vardı. Gaziantep derneklerindeki başkanlık görevim nedeniyle beni de davet etmişlerdi. Bilirsiniz baklava Gaziantep’le özdeşleşen bir tatlıdır. İstanbul’un en ünlü baklavacıları da övünmek gibi olmasın ama Gaziantepli’dirler. Baklavacılık son 25 yılda çok büyük bir ilerleme kaydetti. Yeni yeni türler yeni isimlerle baklavacı vitrinlerini doldurmaya başladı. Hatta Gaziantep geleneğinde bulunmayan meyveli, sütlü, diyet ve zeytinyağlı baklavalar bile üretilmeye başlandı. Baklava lezzet, dayanıklılık ve kalite yönünden çok ileri aşamalara ulaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de imal edilip tazeliği korunur biçimde dünyanın birçok ülkesinde satılır hale geldi. Bu gelişmenin nedenini baklava yarışmasında anladım. Yarışmaya katılan genç ustaların ve kazananların çok büyük bir &lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;bölümü Gaziantepli değildi. Gaziantepli büyük ustalar büyük bir cömertlik içinde mesleği, memleketine bakmadan hevesli ve yetenekli gençlere öğretmişlerdi. Bu şekilde sevdikleri, geliştirdikleri ve ekmeğini yedikleri mesleği Gaziantep’e hapsetmeden tüm Türkiye’ye yayıyorlar ve mesleği sürdürecek, ilerletecek yeni gençler yetiştiriyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesleğin ünlü ismi sayın Nadir Güllü’ye bu durumu sordum. “Bende çalışan Gaziantepli usta çok az, ağırlık Amasya, Samsun ve Erzurumlular’da. Yetişen Gaziantepli ayrılıp hemen dükkân açıyor. Baklavacılık yüzde 60 el emeğine dayanır, kolay değildir. Meslek sevgisi ve yürekten bağlılık ister. İyi bir usta en erken 6-7 yılda yetişir. Tavsiyeyle gelen terbiyeli gençleri alırız. Mesleğine ve ustasına saygılı olanlar bizde çok ilerler. Askere gidene harçlık, evlenene destek veririz. Biz gelişmemizi öğreterek, usta yetiştirerek ve yetişenleri koruyarak sürdürüyoruz” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bildiklerinizi Gaziantepli ustalar gibi paylaşmıyor, arzu edenlere öğretmiyorsanız bildiklerinizin ne önemi vardır? Bildiklerinizi öğretirseniz, bildiklerinizde hiçbir eksilme olmaz. Bildiklerinizi kökleştiren, yücelten ve bereketli yapan onları başkalarına öğretmektir. Öğretmesini bilmezseniz bildiklerinizi geliştirme ve yenileme heyecanını kaybedersiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevrenizdeki insanların içlerindeki değerleri ortaya çıkarabilmek için çaba sarf ediniz. Onlarda öğrenme arzusu yaratınız. Sevgiyle öğretiniz. Öğrenebilenlere ilgi gösteriniz, takdir ve teşvik ediniz. Öğrettiğiniz insanlar sizin birer kopyanız olmasınlar. Onlara öğrendikleri şeyleri kendi bildikleriyle birleştirmeyi ve kendi yeteneklerine göre hizmete dönüştürmeyi öğretiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her çırak ustası kadar olursa hiç ilerleme olmaz. Çıraklarınızı sizi geçecek şekilde yetiştiriniz. Verdiğiniz bilgiler yalnızca bilgi olarak kalmasın. Alanı daha çok araştırmaya ve geliştirmeye yöneltsin. Bildiklerini başka insanlara öğretme heyecanı versin. Bildiklerinizi cömertçe öğretiniz. Bildiklerinizin verimini ve değerini büyütünüz. Onların başka insanlarda yaşaması, gelişmesi ve insanlığa daha yararlı olabilmesi için olanak sağlayınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-6916089749949828133?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6916089749949828133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6916089749949828133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/12/usta-irak.html' title='USTA - ÇIRAK'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp0.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/R1QNIq3gJZI/AAAAAAAAABA/DzfCIQhUM14/s72-c/cinar.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-4806191851092029461</id><published>2007-09-12T02:46:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:47:03.294-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Etek Kravat ve E-Posta Adresi Seçimi'/><title type='text'>ETEK KRAVAT VE E-POSTA ADRESİ SEÇİMİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rue16SCwifI/AAAAAAAAAA4/_lfJSH-u3Vw/s1600-h/etek_moda.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109252315155565042" src="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rue16SCwifI/AAAAAAAAAA4/_lfJSH-u3Vw/s200/etek_moda.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="177" /&gt;&lt;/a&gt;Etek - kravat ve e-posta adresinde güvenli seçimler Kurumsal giyim deyince, kurum imajına, sunulan hizmete, yapılan işe uygun aynı zamanda da çekici, karizmatik bir şıklık anlaşılmalı ki bu iş görüşmeleri için de geçerli bir kural. Sektörel ayrımlar geçerli olmakla beraber bazı imaj hırsızları her yerde aynı etkiyi yaratır, kişisel imaja zarar verir. İlk üçüyle başlayalım: - Siz görüşme sırasında eteğinizin canınızı sıkmasını istemiyorsanız, unutmayın ki oturduğunuzda etek boyu 6 cm daha kısalır. Giyeceğiniz etekle oturma provasını önceden yaparak kendinizi sıkıntıdan kurtarabilirsiniz. - Kravat erkeğin stil imzasıdır. Dikkat! Siz imza atayım derken gülünç duruma düşmeyin. Kravatlarınız hiçbir zaman sizden daha esprili olmasın: Karikatürlü ve temalı kravatlar hiç karizmatik bir etki bırakmıyor. - Özgeçmişinizde kullandığınız elektronik posta adresinizde "pamuk prenses, dünyayı kurtaran adam " gibi kahramanları kullanmayın, bırakın onlar dostlar arasında kullandığınız adresinizde kalsın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-4806191851092029461?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/4806191851092029461'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/4806191851092029461'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/09/etek-kravat-ve-e-posta-adresi-seimi.html' title='ETEK KRAVAT VE E-POSTA ADRESİ SEÇİMİ'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rue16SCwifI/AAAAAAAAAA4/_lfJSH-u3Vw/s72-c/etek_moda.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-6212177886349883287</id><published>2007-09-12T02:20:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:47:33.944-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dik Dur Dik Otur Dik Yürü'/><title type='text'>DİK DUR, DİK OTUR, DİK YÜRÜ</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp1.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruev3CCwieI/AAAAAAAAAAw/t2FVgYA8dQs/s1600-h/dikdur.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109245662251223522" src="http://bp1.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruev3CCwieI/AAAAAAAAAAw/t2FVgYA8dQs/s200/dikdur.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="145" /&gt;&lt;/a&gt;Dik dur, dik otur, dik yürü... Üzerinizdeki giysiler ne kadar şık, uyumlu ve duruma uygun olursa olsun, beden diliniz ile imajınızı desteklemeniz gerekir. Aksi takdirde tıpkı kıyafetler gibi beden dili de kişilerin yanlış anlaşılmasına sebep olabilir. Çünkü beden dilinin kişinin aklından geçenleri yansıttığı kabul edilir. Yani eğer kişi mutlu, huzurlu ve kendine güveni tam ise beden dili de bunu söyler. Bu noktada özellikle endişe anında sergilenen bilinçsiz alışkanlıkların kontrol altında tutulması önem kazanıyor. Dudakları ısırmak, kolları sımsıkı bağlayarak oturmak, tırnakları yemek, bacakları sallamak, kaşları çatmak, dişleri ve çeneyi kasmak ya da konuşurken saçlarla oynamak bilinçsizce sergilenen olumsuz beden dili örneklerinden en sık görülen birkaçı.Beden dilinin doğru yorumlanması dikkat ve eğitimle geliştirilebilir, bu ayrı bir konu. Ama unutulmamalı ki başarılı kişisel imajın formülü özgüvenli bir duruştan geçiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-6212177886349883287?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6212177886349883287'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6212177886349883287'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/09/dik-dur-dik-otur-dik-yr.html' title='DİK DUR, DİK OTUR, DİK YÜRÜ'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp1.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruev3CCwieI/AAAAAAAAAAw/t2FVgYA8dQs/s72-c/dikdur.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-888347370112481359</id><published>2007-09-12T02:11:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:48:38.592-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Doğru Kariyeri Seçmek İçin'/><title type='text'>DOĞRU KARİYERİ SEÇMEK İÇİN</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruet5SCwidI/AAAAAAAAAAo/o0uMrHJVnMc/s1600-h/DOGRUKARÄ°YER.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="198" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5109243501882673618" src="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruet5SCwidI/AAAAAAAAAAo/o0uMrHJVnMc/s200/DOGRUKAR%C4%B0YER.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Hangi kariyerin sizin için uygun olduğunu bilmiyor musunuz? Üniversite öğrencisi veya kariyerinde önemli bir değişiklik yaşayan bir profesyonel olabilirsiniz; karar vermek her iki durumda da zor. Seçim yapabilmek için kendinizi ve iş hayatını tanımalı, size uygun işi nasıl bulacağınızı bilmelisiniz. Vereceğiniz karar tüm yaşamınızı etkileyecek. Kariyeriniz, gelirinizi, toplumdaki yerinizi, başarınızı, arkadaş çevrenizi, hatta eş seçiminizi bile belirlemede büyük rol oynayacak. Kimliğiniz ve benliğiniz buna göre belirlenecek.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Uzun yıllar süren araştırmalar ve tecrübeler sonucunda uzmanlar, şunları yapmayı öneriyor:&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;1. Kendinizi tanımakla başlayın&lt;/span&gt; Kişisel farkındalık teknikleri ve profesyonel testler uygulayarak veya danışmanlık alarak ilk hedefiniz, ilgi alanlarınızı, becerilerinizi, değerlerinizi, ihtiyaçlarınızı ve davranışlarınızı belirlemek olmalı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;2. Araştırma zamanı&lt;/span&gt; İlgi alanlarınızı belirledikten sonra, size uygun meslekleri belirlemek için yoğun bir araştırma yapın. Hangi ilgi alanlarının hangi mesleklere uygun olduğunu gösteren birçok kaynak bulunuyor. Size uyan işler mutlaka çıkacaktır. Bunları belirleyerek, kariyer seçeneklerinizi belirleyen bir liste yapın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;3. Daha fazla öğrenin&lt;/span&gt; Belirlediğiniz iş ve meslekleri ayrıntılı olarak araştırarak daha çok şey öğrenin. Dikkat etmeniz gerekenler, giriş koşulları, yapılacak görevler, eğitim seçenekleri, ücret ve diğer avantajlar, ilerleme olanakları, çalışma koşulları. Bu bilgileri internet ve basılı yayınlar yolu ile veya o alanda çalışanlardan öğrenebilirsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;4. Kariyerinizle ilgili kesin karar vermeyin&lt;/span&gt; Belirlediğiniz işlerden birini artık seçebilirsiniz. Kötü bir seçim yapmaktan endişelenmeyin. Yapabileceğinizin en iyisini yapın ve o işi takip etmeye başlayın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;5. Seçiminizi sınayın&lt;/span&gt; Bir işin size uygun olup olmadığını denemeden göremezsiniz. Denemek için de ilgili bir kursa gidebilir, gönüllü olarak çalışabilir, profesyonel bir çalışanı iş günü içerisinde izleyebilir, o alanda çalışanlarla konuşabilir ve yarı-zamanlı çalışabilirsiniz. İş hakkında fikir sahibi olmalısınız. Bir dahaki adıma geçmeden önce, olabildiği kadar çok kariyer yolunu denemeye ve öğrenmeye çalışın. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;6. Son bir karar verin&lt;/span&gt; Kişiliğiniz ve iş dünyası ile ilgili bildiklerinize bağlı olarak, size en uygun olduğunu düşündüğünüz işi seçin. Bu aşamada karar vermek çok zor olabilir. Bunu aşmak için çevrenizdekilere ve gerekirse profesyonel bir danışmana başvurun.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: red;"&gt;7. Bitti sayılır&lt;/span&gt; Son olarak, istenen özelliklere ulaşmak için gerekliyse, işle ilgili eğitim alın. Bu noktadan sonra, seçtiğiniz alanda iş aramak ve bulmak sizin için zor olmayacaktır.&lt;br /&gt;Tabi ki burada yazanlar size tam bir kariyer planı sunmuyor. Ancak, en azından sizi bu sürece başlamaya teşvik edecektir. Hangi kariyer yolunu seçerseniz seçin, ince eleyip sık dokumalı ve dikkatli davranmalısınız. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-888347370112481359?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/888347370112481359'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/888347370112481359'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/09/doru-kariyeri-semek-iin.html' title='DOĞRU KARİYERİ SEÇMEK İÇİN'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Ruet5SCwidI/AAAAAAAAAAo/o0uMrHJVnMc/s72-c/DOGRUKAR%C4%B0YER.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-3218985285308091760</id><published>2007-07-18T01:56:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:51:01.095-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Patron Olduğunuzda'/><title type='text'>PATRON OLDUĞUNUZDA...</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3WnCePt5I/AAAAAAAAAAg/kpLVh6ni_z4/s1600-h/PATRON.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="133" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5088459120165500818" src="http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3WnCePt5I/AAAAAAAAAAg/kpLVh6ni_z4/s200/PATRON.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Daha yeni terfi ettiniz. İş arkadaşlarınızdan tebrik mesajlarını aldıktan sonra, aslında artık bu insanları denetleyeceğinizin farkına vardınız. Bir sonraki aşamada çalışmaya başladığınıza göre, bir dönemki iş arkadaşlarınıza yabancılaşmadan, orta kademe yönetimle iyi iş ilişkileri geliştirmelisiniz. Yeni ve eski iş ortamıyla kuracağınız iyi bir ilişkinin, yaptığınız iş kadar önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İş yerindeki bu yeni rolünüzde yeni otorite ve sorumlulukları nasıl alabilirsiniz? İşte size yardımcı olacak stratejiler.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Eski pozisyonunuzdan zarif bir çıkış yapın&lt;br /&gt;Zarif bir çıkış yapın demek, eski işin temiz ve düzenli bırakılması demektir. Yani güncellenmiş dosya ve bilgilerle, vârisinize çalışacağı düzgün ve temiz bir alan bırakın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Önceden iyi iş ilişkileri oluşturun&lt;br /&gt;Çalışacağınız yeni iş arkadaşlarınız ve patronunuzla, düzenli ve iyi iş ilişkileri geliştirin. Onların sorumluluklarını öğrenin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Takım diliyle konuşun&lt;br /&gt;Gündem toplantılarında artık “ben” yerine “biz” demeye kendinizi alıştırın. Böylece işbirliği hissini artırırsınız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Elemanlarınıza güven duyun ve bunu gösterin&lt;br /&gt;Böylelikle size daha minnettar olacaklar ve güveninize sadık kalmaya çalışacaklardır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yeni çalışanlarınızın güçlerini kullanın&lt;br /&gt;Sizden daha yaşlı olan elemanlarınızın deneyim ve bilgilerinden yararlanın. Genç çalışanları neyin daha çok motive ettiğini bulun ve buna göre kendinize yeni yöntemler belirleyin.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Örneklerle liderlik edin, elemanlarınız sizi takip edecektir&lt;br /&gt;Yöneticilik alanında kendinizi geliştirmeniz, size iş ortamındaki insanları yönetmek açısından yeni teknikler geliştirmenize yardımcı olacaktır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Detayların içinde kaybolmayın&lt;br /&gt;Artık çalışanlarınızdan sonuç almaya odaklanmalısınız. Daha büyük ve kapsamlı konularla uğraşmalısınız. Sunduğunuz raporlardan artık sorumlu sizsiniz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şirket kültürüne karşı hassas olun&lt;br /&gt;İş ortamını ve çalışanlarınızın ne hissettiğini tartmadan her şeyi hızlı bir şekilde değiştirmeye çalışmayın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tutarlı ve adil bir yönetim stili oluşturun&lt;br /&gt;Eski arkadaşınız veya sevmediğiniz biri olsa da, çalışanlarınıza eşit yaklaşın.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Profesyonel kişi ve örnekleri inceleyin&lt;br /&gt;Sizden önceki yöneticilerinizin deneyim, bilgi ve becerilerine başvurun.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İş ve özel hayatınıza dengeli vakit ayırın&lt;br /&gt;Aile, arkadaş veya hobilerinize daha az zaman ayırmaya başlamış olabilirsiniz, ama iş ve özel hayattaki dengeyi iyi tutturmak çok önemlidir. Doğru kurulmuş bir denge işinize daha iyi odaklanmanızı sağlayacaktır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-3218985285308091760?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/3218985285308091760'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/3218985285308091760'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/07/patron-olduunuzda.html' title='PATRON OLDUĞUNUZDA...'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp2.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3WnCePt5I/AAAAAAAAAAg/kpLVh6ni_z4/s72-c/PATRON.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1264668361026188380.post-6830336200931709513</id><published>2007-07-18T01:31:00.000-07:00</published><updated>2011-02-24T01:51:21.429-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yazın Motivasyonu Nasıl Yüksek Tutarız'/><title type='text'>YAZIN MOTİVASYONU NASIL YÜKSEK TUTARIZ ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://bp3.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3SfSePt4I/AAAAAAAAAAY/n-MkQLqdk-w/s1600-h/barutcugil.jpg" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="200" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5088454588975003522" src="http://bp3.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3SfSePt4I/AAAAAAAAAAY/n-MkQLqdk-w/s200/barutcugil.jpg" style="float: left; margin: 0px 10px 10px 0px;" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;Kuzey yarım küredeki ülkelerde yaz ayları genellikle iş yaşamının duraksadığı, işlerin yavaşladığı dönemlerdir. Yaz aylarında büyük şehirlerde nüfus azalır, alışveriş ve benzeri ekonomik aktiviteler düşer. Bu dönemde yöneticilerin ve çalışanların gerek motivasyonlarını gerek performanslarını yüksek tutabilecek bazı önlemlerin alınması ve önerilerin geliştirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey yarım küredeki ülkelerde yaz ayları genellikle iş yaşamının duraksadığı, işlerin yavaşladığı dönemlerdir. Yaz aylarında büyük şehirlerde nüfus azalır, alışveriş ve benzeri ekonomik aktiviteler düşer. Yeni iş kurma, yeni projelere başlama eğilimi yavaşlar. Sıcak günler ve haftalar şüphesiz fiziksel ve zihinsel çalışmayı zorlaştırır. Açık havada, dağ veya deniz kıyısında dinlenmek ve eğlenmek çok daha çekici gelir. Bu nedenle çalışanların önemli bir kısmı yıllık izinlerini yaz aylarında kullanmayı tercih ederler. Okulların yaz aylarında tatil olması da çocuklu ailelerin bu dönemleri tercih etmesinin diğer bir nedenidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde kendi işlerinin başındaki iş sahipleri, yüksek sorumlulukları ya da yedeklerinin olmaması nedeniyle iş yerlerini bırakamayan yöneticiler ve işe yeni başladıkları için henüz izin hakkı olmayan çalışanlar dışında hemen tüm çalışanlar izin ve tatil haklarını kullandıkları için çok acil olanlar dışında birçok iş askıya alınır ve Ağustos sonunu, Eylül başını bekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde yöneticilerin ve çalışanların gerek motivasyonlarını gerek performanslarını yüksek tutabilecek bazı önlemlerin alınması ve önerilerin geliştirilmesi gerekir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce, tatil veya izin hakkı olanların bunu kullanmaları gerektiği kabul edilmelidir. Çalışanlar, izin dönemlerinde işle ilgisi olmayan fiziksel veya zihinsel aktivitelerle uğraşarak streslerini ve iş yoğunluklarını atmalıdırlar. “Şu kadar yıl” izin kullanmamış olmak işini sevmenin ya da vazgeçilmez olmanın bir kanıtı olarak gösterilmemeli ve bir övünme nedeni olmamalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil yaparak enerjisini yeniden toplayan bir yöneticinin şirketine katkısı, yorgun ve stresli bir şekilde sürekli çalışan bir yöneticinin yapabileceğinden çok daha fazla olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında işlerin yavaşlayan temposu, iş insanlarının kişisel zevklerine ve gelişime yönelik uğraşlarına daha fazla zaman ayırmalarına olanak sağlayabilir. Bir insanın yaşam dengelerini gözeterek; sağlık, kültür, aile, sosyal çevre, manevi değerler ve benzeri boyutlardaki ihtiyaçlarını karşılaması ve bu boyutlardaki açığını kapatması için yaz ayları çok daha fazla fırsatlar sunabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında çalışmaya devam edenler için çalışma gün ve saatlerinde yapılabilecek bazı değişiklikler de moral ve motivasyon üzerinde olumlu etkiler yapabilir. Yaz günlerinin uzun olması, akşam saatlerini aile veya sosyal çevresi ile birlikte değerlendirmek isteyenler için uygun zamanlar yaratabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöneticiler, yaz aylarında işlerin yoğun olmamasına karşın yine de iş yerlerinde çalışmaya devam ediyorlarsa bu dönemi eğitim ve geliştirme faaliyetleri için değerlendirebilirler. Şüphesiz, bu eğitimler şehirlerdeki bunaltıcı ofislerde, şehir ya da sahil otellerinin toplantı salonlarında değil alternatif turizm bölgelerinde, örneğin dağ otellerinde yapılırsa çok daha verimli ve etkili olacaktır. Yaz aylarında genellikle boş kalan ve çok uygun fırsatlar teklif edebilen dağ otelleri hem eğitim hem dinlenme açısından uygun bir seçenek oluşturacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takım oluşturma, motivasyon, iletişim, liderlik ya da yönetim becerileri geliştirme amaçlı outdoor eğitimler için de yaz ayları ideal dönemler olabilir. Bu eğitimler için yaşadıkları stresli şehir ve ofis ortamlarından uzaklaşan insanlar eğlence, dinlenme, öğrenme ve kişisel gelişim fırsatlarını bir arada bulacaklardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz ayları, çalışanların sanat faaliyetlerine, hobi kurslarına, yaz okullarına, kısa dönemli sertifika programlarına katılabilmeleri açısından da çok uygun bir dönem olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketler, yaz aylarında çalışanlarının çeşitli kişisel ve mesleki gelişim fırsatlarından yararlanmaları için daha fazla maddi destek sağlayabilirler ve özendirici olabilirler. Bu tür programların başka bir şehirde ya da ülkede olması durumunda sağlanan seyahat ve konaklama desteği motivasyon anlamında çok daha etkili olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında yöneticiler iş yoğunluğunun azalmasını bir fırsat olarak değerlendirip, bu dönemlerdeki boş zamanlarını, işlerini, ilişkilerini gözden geçirmek, geçen bir yıl boyunca yaptıklarını ve yapmak isteyip de yapamadıklarını değerlendirmek için kullanabilirler. Yaz dönemi bir bakıma, yıl ortasına kadar gerçekleşenleri yıllık planlarla karşılaştırıp, yıl sonuna kadar kalan zamanda neleri farklı yapmaları gerektiğini kararlaştırmak için de uygun bir zamandır. Planlama yapmak, hedefler belirlemek ve planlara göre çalışmak alışkanlığına sahip yöneticiler için yıl ortası durum değerlendirmesi önemli ve yararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşe yaramayan yöntemlerin, uygulanmayan kararların ve yarar sağlamayan politikaların değiştirilmesi için iş temposunun düşük olduğu yaz dönemi uygun fırsatlar yaratabilir. Bu tür yenilikçi ve iş geliştirici çabalar işlerin yavaşlamasının verdiği stresi de büyük ölçüde ortadan kaldıracaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu insanın iş yoğunluğu içinde fırsat bulamadığı ve bunun ezikliğini duyduğu kişisel ve mesleki gelişim kitaplarını okumak, yeni fikirlerin ve görüşlerin tartışıldığı makaleleri incelemek yaz aylarının ilginç ve yararlı faaliyetlerinden biri olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında şirketler, çalışanlarının ailelerine ve özellikle çocuklarına yönelik spor, kamp, gezi, eğitim ve eğlence etkinlikleri düzenleyerek çalışan motivasyonunu ve bağlılığı artırabilirler. Bu tür etkinliklerin maliyeti atıl duran bazı kaynakların değerlendirilmesi nedeniyle çoğu kez sanılandan daha düşük olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketlerin çalışanların motivasyonuna katkı sağlayabilecek bir diğer uygulaması da yaz aylarına özgü rotasyonlar olabilir. Şirketin farklı bir şehirdeki ya da ülkedeki bir biriminde geçici görevlendirmelerin bilgi ve beceri transferi ya da bunların paylaşımı açısından yarar sağlamasının yanı sıra değişikliklerin çalışanlarda yarattığı heyecan, öğrenme coşkusu ve ödüllendirilme duygusu da önemli ve anlamlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaz aylarında şirketlerde kısa dönemli çalıştırılan stajyerlerin ya da işe yeni başlayan genç elemanların yetiştirilmesi ve yönlendirilmesi görevleri de birçok çalışan için ilginç bir uğraş ve yönetim becerileri geliştirmek için bir fırsat olarak görülebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özet ve sonuç olarak, yaz aylarında yöneticiler ve çalışanlar eğer isterlerse ve gerekli çabayı gösterirlerse performanslarını ve motivasyonlarını yükseltecek fırsatlarla dolu bir dönem geçirebilirler. Bunun için yapmaları gereken; bu fırsatları tanımlamak, gerekli kararları almak, eylemleri planlamak ve bunları kararlılıkla uygulamaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1264668361026188380-6830336200931709513?l=fedayiinsankaynaklari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6830336200931709513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1264668361026188380/posts/default/6830336200931709513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fedayiinsankaynaklari.blogspot.com/2007/07/yazin-motivasyonu-nasil-yksek-tutariz.html' title='YAZIN MOTİVASYONU NASIL YÜKSEK TUTARIZ ?'/><author><name>fedayi DELİORMANLI</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://bp3.blogger.com/_YI2mGEh0pRs/Rp3SfSePt4I/AAAAAAAAAAY/n-MkQLqdk-w/s72-c/barutcugil.jpg' height='72' width='72'/></entry></feed>
