toolbar powered by Conduit

YENİ NESİL LİDERLİK

Eski ya da yeni nesil fark etmez; geleceği yönetmek, yönlendirmek ve yeni nesillere liderlik yapmak istiyorsak, iletişimin değişiyor olduğunu görmemiz şart. Bunun yanı sıra, gelişen iletişim teknolojilerini kullanmamız da gerekiyor. Başka şekilde değişen, hızla gelişen iletişim kültürünü anlamamız mümkün değil.

İş dünyası hafif çalkalanmış durumda. Y kuşağı denen, 1981-2001 doğumlu grupla nasıl çalışacağız, diye düşünüp duruyoruz. Farklı bir iletişim kültürüne sahipler. iPhone, Blackberry kullanıyor, garip kısaltmalarla günde yüzlerce SMS atıyorlar. Friendfeed, Twitter, bloglar ve facebook vasıtasıyla sürekli bir paylaşım halindeler. Yüz yüze sohbetin gerekmediği, sosyal medya ortamlarında birbirleriyle çok rahatlar. Bir araya geldiklerinde kendi haklarında çok şey biliyor ve ortak konuşma konuları epey çok oluyor. Oysa bu ağları kullanmayanlar, birbirlerini tanımak için bir araya gelmeyi beklemek zorunda.

X jenerasyonu da yabana atılmasın ama… Tüm bu sosyal medya araçlarını Y kuşağından daha fazla kullanıyor X’ler, yani 1961-1980 arası doğanlar. Bu kuşağın avantajı, geçişi yaşadıklarından için, hem eski tip iletişim tekniklerine aşinalar hem de yeni nesil iletişim tarzlarını biliyorlar. Genellikle tercihleri eski tip iletişime daha yatkın olsa da, her iki tarafın da duygularını daha rahat anlama eğilimindeler.

Hafife alınacak gibi değil; nesiller gençleştikçe, iletişimin boyutu da değişiyor. Yeni iletişim teknolojileri ve beraberinde getirdiği kültür iş yapış şekillerimizi, iş kültürümüzü, yaşam tarzımızı tamamen değiştiriyor. Eğer bu değişimlere ayak uydurmakta zorlanıyorsanız, gelecek nesillere yön göstermeniz, onlara etki etmeniz hiç de kolay olmayacak.

İletişim, pazarlama, gazetecilik, halkla ilişkiler alanlarında çalışıyor, okuyor ya da bu konulara ilgi duyuyorsanız, 3 Haziran, Çarşamba günü, BÜMED’teki İetişimin Değişen Yüzü: Sosyal Medya isimli panele katılmanızı öneririm. Panele konuşmacıları şöyle: Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Başkanı ve İnternet Medya Derneği Başkan Yardımcısı Fügen Toksü, kurumsal iletişim ve itibar yönetimi alanında çalışmalar yapan Salim Kadıbeşegil, Türkiye’nin ilk PR 2.0 ajans sahibi Murat Buyurgan ve Trend Danışmanı Özgür Alaz. Katılım ise ücretsiz.

Bu arada, doğum yılınıza bakarak hangi kuşaktan olduğunuzu bulmak pek de doğru bir yol olmayabilir. 60 yaşında olup 20’liklere taş çıkartacak kadar gelişmelerin içinde olanlar olduğu gibi, 20’lerinde olup hayattan bir haber olanlar da var. Siz hangi kuşaktansınız öğrenmek istiyorsanız, buyurun size 10 soruluk uzman testi! Deneyin. Hangi jenerasyona ait olduğunuzu bulmak 21. yüzyılda ancak böyle olur!

-Kendinize ait bir web siteniz var mı?
-Süt almak için markete gitmek yerine online sipariş verenlerden misiniz?
-Profesyonel ya da kişisel bir blog yazıyor musunuz?
-Ailenizle yada arkadaşlarınızla SMS’leşiyor musunuz?
-İnternet’den müzik dosyaları indiriyor musunuz?
-Web’e hiç video yüklediniz mi?
-Fotoğraflarınızı facebook’a yüklüyor musunuz?
-Fotoğraflarınızı yüklemek için flickr, picassa gibi albümler de kullanıyor musunuz?
-Twitter kullanıyor musunuz?
-Friendfeed ile paylaşımda bulunuyor musunuz?

0-1 arası evet cevabı olanlar Baby Boomer (1960 ve öncesi doğanlar)
2-4 arası evet cevabı olanlar X kuşağı (1961-1980 arası doğanlar)
5-10 arası cevabı olanlar Y kuşağı (1981-2000 arası doğanlar)

YÖNETİM ANLAYIŞIMIZI NELERE GÖRE DEĞİŞTİRMELİYİZ ?

İş dünyasında sürekli farklılaşan dengeler yönetim anlayışında değişikliklere neden oluyor. Aşağıda, www.about.com’dan derlediğimiz öneriler bu değişikliklerin nasıl olması gerektiği hakkında ipuçları veriyor.

- Çalışanlarınızı daha iyi anlamak ve yönetebilmek için hayatınızda bazı temel kavramların mutlaka olması gerek: Sabırlı olmak, ince espri yeteneğine sahip olmak, zarif davranmak, sebat etmek, olaylara pragmatist yaklaşmak, saygıyı ön planda tutarak karşındakini anlamaya çalışmak.

-Şirketinizde yapacağınız değişikliklerin uzun vadede getirilerini de düşünmelisiniz. Bu değişiklik ve kararların şirketinize etkilerini hesap ederken, birkaç yıl içinde neler olacağını az çok tahmin etmeniz ilerideki projelerinizde yardımcı olur.

-Yapacağınız tüm değişiklikler ve şirket içi davranış farklılıklarını uygulamada, yapmak istediklerinizin kültürünüzle alakalı olup olmadığını, yeni fırsatlar sunup sunmadığını iyi değerlendirin. Doktor W. Edwards Deming’in de vurguladığı gibi: “Amacınızın değişmez kuralı yaşadığımız kültüre sadık kalarak iş düzenini kurgulamaktır.”

-Planladığınız değişikliklerde çalışanlarınızın deneyimlerinden de yararlanmak önemli. Onlarla fikir alışverişinde bulunmak karşılıklı güvenin oluşmasını ve yapılan hataların bir daha tekrarlanmamasını sağlar. -Değişiklikleri iş dünyasının dinamiklerine göre düzenleyip, aylık raporlar alarak yaparsanız, gerekli şeyleri daha iyi saptayabilirsiniz.

-Değişim demek risk almak demek. Değişimler yöneticilerde de korku yaratabilir. Korkuları azaltmak için tam olarak nelerde değişiklik yapacağınızı belirleyebilirsiniz. Bu şekilde çok daha rahat hareket etmek mümkün.

-Etkileyici değişimler yaparken her an, her duruma karşı hazırlıklı olmalı. Eski şirket yapınızda olanları değerlendirmek, yeni oluşumları düzenlerken kolaylık sağlar.